(İSTANBUL) – Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Marmara Cezaevi’nde Ekrem İmamoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, İBB Davası’nda özellikle son duruşmalarda savunma hakkını sınırlandıran uygulamaların adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek, yargılamanın Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin güvence altına aldığı ilkelere uygun şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.
Sağkan, Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunun İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile görüştü. Görüşmenin ardından açıklama yapan Sağkan, ziyaretin gündemini İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında özellikle son duruşmalarda yaşanan savunma hakkı ihlalleri ve adil yargılanma hakkına ilişkin sorunların oluşturduğunu söyledi.
Soruşturma aşamasından itibaren süreçte tespit ettikleri hukuka aykırılıkları kamuoyuyla paylaştıklarını belirten Sağkan, çağrıldığında gelebilecek kişilerin gözaltına alınmasının yarattığı haksızlığa, tutuklama tedbirinin ölçüsüz uygulanmasına, lekelenmeme hakkı ile masumiyet karinesini zedeleyen uygulamalara ilişkin değerlendirmelerini daha önce de kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlattı.
Özellikle son duruşmalarda savunma hakkına ve savunma sürelerine getirilen sınırlamaların açık biçimde adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ifade eden Sağkan, yaklaşık 400 sanığın yargılandığı, binlerce sayfalık iddianame ve yüz binlerce sayfayı bulan delil klasörlerinin bulunduğu bir dosyada; sanıkların kendilerini özgürce ifade edebilmelerinin ve müdafilerin dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere dayanarak savunmayı tamamlayabilmelerinin Anayasa’nın 36’ncı maddesiyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün ve savunma hakkının gereği olduğunu vurguladı.
Savunma hakkının, buna ilişkin haklı bir gerekçe ortaya konulmadan, hakkın kötüye kullanıldığına ilişkin somut veriler gösterilmeden keyfi uygulamalarla sınırlandırılmasının, yargılamanın adil yargılanma hakkı bakımından ihlalle sonuçlanmasını kaçınılmaz hale getireceğini belirten Sağkan, bu durumun bugüne kadar gerçekleştirilen yargısal işlemlerin de adil yargılanma hakkı çerçevesinde değerlendirilmesini zorunlu kılacağını ifade etti.
Sağkan, 17 Ağustos’ta başlayacak ikinci celsede başta savunma hakkına yönelik sınırlamalar olmak üzere adil yargılanma hakkını ihlal eden uygulamalara son verilmesi gerektiğini belirterek, yargılamanın Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin güvence altına aldığı ilkelere uygun şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.
Türkiye Barolar Birliği’nin yargılama sürecini bundan sonra da etkin biçimde takip etmeyi sürdüreceğini belirten Sağkan, savunma hakkının korunmasının hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğunun altını çizdi.




